Mail Grubuna üye olmak için aşağıdaki kutuya mail adresinizi girin

Google Grupları
Testis Kanseri grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

4 Şubat 2012 Cumartesi

Bir Testis Kanseri Hikayesi Daha


Grup üyelerimizden birisi bizimle hikayesini paylaştı:


"Sevgili Dostlar,
Değerli ucundan bucağından kader ortaklarım :). Size kısaca kendi hikayemden bahsedeyim.
Nisan 2008, üniversite 2. sınıftayım. Nisan ayı vize ayım ve üniversitemin bulunduğu şehirdeyim. Son aylarda aşırı alkol ve sigara tüketiyordum, 5 yılık sigara içicisiydim. Yaşadığım rahatsızlığın alkol veya sigarayla temelden bağlantılı olduğunu düşünmüyorum fakat büyük bir etken olduğunu biliyorum.   Üstelik psikolojim de oldukça bozuk bir dönem geçirmekteyim ve eminim bu da büyük bir etken (iki yıllık sevgilimden ayrılıyorum).
Nisanın ilk haftası dikkatimi çeken aşırı kilo kaybım oluyor, aşırı dediğim oranladığımızda 1 ayda 4-5 kg. 69'dan 64'e düşüşüm. Yemek yiyesim hiç gelmiyordu. Görünürde herhangi bir şikayetim yok tabii. Malum kış ayı kot pantolon giyiyordum, arada bir çok çok ama çok ince ve milisaniye süresince kasık bölgemde bir sancı hissediyordum ve tabii ki
önemsencek gibi bişey değildi. 

15 Nisan 2008:
Ertesi günkü sınavıma gece 12 ye kadar çalışıyorum, internet olmayan evimde laptopumu açıyor ve her nedense şifresiz bir kablosuz nete direkt bağlanıyor (Şans). E hadi girmişken google amcaya sorayım diyorum. 
Anahtar kelimeler: testis, sancı, boyut değişikliği...
Sonuç: Testis Kanseri 
Ciddiye alıyor ve siteleri irdeliyorum, kendi muayeneniz i yapıyorum ve kendim teşhis ediyorum: Ben Testis Kanseriyim (elbette doktora gidip patoloji raporunu görmeden buna karar veremezsiniz). Sabaha kadar uyku tutmuyor, ne yapsam ne etsem bilemiyorum. Eski kız arkadaşımı arıyor destek istiyorum, bana ne diyor!!! 

Yaşım 21'di, sabah birkaç saat uyuyup direkt hastaneye gidiyorum. Doktora şikayetimi belirtiyorum ve hastanede bir koşuşturma başlıyor "çok acil hasta" sırada önüne geçtiğim hastalar sedyede yatmakta ve ben daha mı kötüyüm yani diyorum. Hayır tek amaç en kısa sürede kesin teşhis... Yoksa ben ilk evrenin en başındaydım. Nitekim doktorum da buna şaşırıyor, nasıl teşhis ettiğim konusunda. 

Doktorun bana 16 nisan saat 10:52'de verdiği cevap: Testis kanserisin, türünü bilemeyiz, acilen almamız gerek. Yarın ameliyat ve derhal kemoterapi!!! ve ben... sessizlik içindeyim. Tedavi istemeyip hastaneden çıkıyorum. Ağlayarak en yakın arkadaşımı yanıma çağırıyorum (şansa çocukluk arkaaşım da orada okuyordu üniversiteyi). Biraz sakinleşip ne yaptığımı bilmez vaziyette sınavıma gidiyorum, çok iyi bildiğim soruları bir türlü cevaplayamayıp 5. dakikada ellerim titreyerek çıkıyorum ve 9 saatlik samsun yolculuğum boyunca hayatımı gözden geçiriyorum, ağlıyorum. 

Sonuç: Kalabalık bir aile hastane kordorunda beni bekliyor, gülerek ameliyathaneye gidiyorum, titreyerek masaya yatıyorum ve yarım saatlik ameliyat sonrası kanserden arınıyorum. Kemoterapi almıyorum, yakın takip istiyorum 2 yıl her ay doktora gidiyorum. şuanda 4. yılımdayım, herhangi bir sorun yok çok şükür, Yaşadığım her dakikaya şükrediyor bir günü 48 saat yaşıyorum. askerlikten muaf tutuluyorum. 24 yaşında mühendisim 1 yıldır çalışıyorum ve sağlık sorunum çok şükür yok. Tamam bazı şeylere dikkat ediyorum yeşil çay gibi düzen gibi mesela... Ama bunlar zaten en başından
beri var olması gerekenlerdi hayatımda... "

2 Aralık 2008 Salı

Etoposide (VP-16, Etopophos®, Vepesid®)

Etoposide bazı tip kanserlerin tedavisinde kullanılan bir kemoterapi ilacıdır. Çoğunlukla akciğer, yumurtalık ve testis kanseri tedavilerinde kullanılır.

Etoposide neye benzer?

Etoposide renksiz bir sıvıdır. Açık pembe renkte 50 mg ve 100 mg kapsuller şeklinde de bulunmaktadır.

Nasıl verilir?

Etoposide şu şekillerde verilebilir:

  • Damara yerleştirilen ince bir tüp içine damla şeklinde verilir. Bu yaklaşık 30- 60 dakika surer.
  • Yutulan kapsuller şeklinde verilir.

Kemoterapi genellikle birçok defadan oluşan kürler şeklinde birkaç ay devam eden tedavi şeklinde verilir. Tedavinin uzunluğu ve kür sayısı tedavi olduğunuz kanser türüne göre değişir. Etoposide genellikle diğer kemoterapi ilaçlarıyla birlikte kombine olarak verilir. Doktorunuz veya hemşireniz sizinle tedavi planını konuşacaktır.

Olası yan etkiler

Her insanın kemoterapiye tepkisi farklıdır. Bazıları çok az yan etki hissederken diğerleri çok fazla hissedebilir. Bu bilgide yer alan yan etkiler etoposide alan her insanı etkilemeyebilir ve birden fazla ilaç alıyorsa farklı olabilir.

Eğer oluşursa bundan haberdar olmanız için çok fazla görülen yan etkiler ve daha az rastlanan yan etkiler bu bilgide yer almıştır. Ancak çok nadir görülenleri dahil etmedik. Eğer bu bilgide yer almayan bir yan etki yaşıyorsanız lütfen doktorunuzu bu durumdan haberdar edin.

Enfeksiyona karşı düşük direnç: Etoposide kemik iliği tarafından üretilen beyaz kan hücrelerinin üretimini azaltabilir, bu da sizi enfeksiyona hassas hale getirir. Bu etki tedavi verildikten 7 gün sonra başlayabilir ve enfeksiyona karşı direnciniz, kemoterapiden 10-14 gün sonra en düşük seviyeye ulaşır. Bundan sonra kan hücreleriniz giderek artmaya başlar ve genellikle bir sonraki kemoterapi küründen önce normal seviyesine gelir.

Eğer aşağıdaki belirtiler görülürse hemen doktorunuzu arayın:
  • Ateşiniz 38ºC’nin üzerine çıkarsa
  • Birden kendinizi kötü hissetmeye başlarsanız (ateşiniz normal değerde olduğu halde).
Daha fazla kemoterapi almadan önce kan hücresi sayınızın normal seviyeye döndüğünden emin olmak için kan testi yaptıracaksınız. Kan hücreleri sayınız (kan sayısı) hala düşükse bazen tedavinizi ertelemek gerekebilir.

Morarma veya kanama: Etoposide trombosit(kanın pıhtılaşmasını sağlar) üretimini azaltabilir. Beklenmedik morarmanız ya da kanamanız (burun kanaması, ciltte kızarıklıklar veya dişeti kanamaları gibi) varsa doktorunuza söyleyin.

Anemi (düşük kırmızı kan hücresi sayısı): Etoposide alırken anemik olabilirsiniz. Bu sizin yorgun olmanıza ve nefes nefese kalmanıza neden olur. Bu etkiler sizin için bir problem oluşturuyorsa doktorunuza söyleyin.

Saç dökülmesi: Bu genellikle ilk etoposide dozunu aldıktan 3-4 hafta sonra başlar, ancak daha erken de olabilir. Saçınız tamamen dökülebilir. Aynı zamanda kaşlarınızın, kirpiklerinizin ve vücudun diğer kısımlarındaki tüylerin de azaldığını farkedebilirsiniz. Saç dökülmesi geçicidir ve tedavi bittikten sonra tekrar çıkmaya başlayacaktır.


Bulantı ve kusma: Bulantı tedavi verildikten sonra başlar ve 5 güne kadar devam eder. Kapsül olarak alındığında daha sık görülür. Doktorunuz bulantı ve kusmayı önleyen ya da büyük ölçüde azaltacak oldukça etkili ilaçlar yazabilir. Eğer kontrol altına alınmazsa doktorunuz ilacı değiştirebilir. Bazı bulantı ilaçları kabızlığa neden olabilir. Kabızlık sizin için bir problem oluyorsa doktorunuza bu durum hakkında bilgi verin.

İshal: İlaçlarla kolaylıkla kontrol altına alınabilen bir problemdir. Fakat çok ciddi boyuttaysa veya devam ediyorsa doktorunuza bilgi verin. Eğer ishalseniz çok fazla sıvı almanız çok önemlidir.

İştah kaybı: Hastanedeki diyetisyen veya bu konuda uzmanlaşmış hemşire size iştahınızı nasıl artırabileceğiniz konusunda tavsiyeler verebilir. Yeme problemleri ve kilonuzu koruma konularında yardımcı olabilirler.

Ağız yaraları: Bu tedavi süresince ağzınızda yaralar oluşabilir. Dişlerinizi düzenli olarak yumuşak bir fırçayla fırçalamanız ve çok fazla sıvı almanız bu yaraların oluşma riskini azaltacaktır. Eğer bu tür prolemler yaşıyorsanız doktorunuzu veya hemşirenizi bilgilendirin. Enfeksiyonu önleyecek veya temizleyecek ağız gargaraları ve ilaçlar verebilirler.

Tat almada değişiklikler: Yemeklerin tadının değiştiğini hissedebilirsiniz. Tedavi bittikten sonra tat alma değişiklikleri de ortadan kalkacaktır.

Yorgunluk ve güçsüz hissetme: Çok yorgun hissedebilirsiniz. Dinlenmek için kendinize bol zaman ayırın.

Az görülen yan etkiler

Cilt değişiklikleri: Etoposide cildinizde kırmızı lekeler oluşmasına ve cildinizin kaşınmasına neden olabilir. Böyle bir durum oluşursa doktorunuza haber verin. Pigmentlerin aşırı üretiminden kaynaklanan cilt renginiz koyulaşması görülebilir. Genellikle tedavi bittikten birkaç ay sonra eski haline döner.

Uykusuzluk, baş ağrıları ve kafa karışıklığı: Bu yan etkiler oldukça nadir olarak ve sadece yüksek doz alanlarda görülür. Eğer bu yan etkilerden herhangi biri görülürse hemen doktorunuza haber verin.

Alerjik reaksiyon: Alerjik reaksiyonların belirtileri arasında ciltte kızarıklık ve kaşınma, yüksek ateş, titreme, yüzde kızarıklık, baş dönmesi hali, endişe hali ve tuvaletin geldiği hissi gibi belirtiler yer almaktadır. Tedavi süresince alerjik reaksiyonlar açısından takip edileceksiniz. Eğer bu belirtilerden birini yaşıyorsanız doktorunuza ya da hemşirenize haber verin.

İlave bilgi

İkincil kanser: Çok nadir olarak, etoposide yıllar sonra ikinci bir kansere neden olabilir, genellikle akut löseminin bir türü. Doktorunuz veya hemşirenizle bu konuyu konuşabilirsiniz.

Kan pıhtısı riski: Kanser, kan pıhtısı oluşması (thrombosis) riskini artırabilir, kemoterapi görmek ise biraz daha artırabilir. Kan pıhtısı, bir bacakta ağrı, kızarıklık ve şişme yapabilir veya nefes darlığına ve göğüs ağrısına neden olabilir. Kan pıhtısı çok önemlidir; bu nedenle bu belirtilerden herhangi biri görülüyorsa hemen doktorunuza haber verin. Ancak, çoğu pıhtılar kanı incelten ilaçlarla başarılı bir şekilde tedavi edilebilir. Doktorunuz veya hemşireniz daha fazla bilgi verebilir.

Diğer ilaçlar: Kemoterapi alırken bazı ilaçları almanız zararlı olabilir. Eğer başka ilaçlar alıyorsanız doktorunuzu bilgilendirin, bunlar reçeteyle satılmayan bitkisel ilaçlar da olsa.

İlacın verildiği tarafta ağrı: Etoposide’in verildiği yerde veya damar boyunca ağrı oluşabilir. Ağrı hissederseniz doktorunuza veya hemşirenize söyleyin.

Doğurganlık: Bu ilacı alırken gebe kalmanız ya da baba olmanız etkilenebilir. Bu konuyu tedaviye başlamadan önce doktorunuzla konuşmanız önemlidir.

Doğum kontrolü: Etoposide alırken baba olmanız ya da gebe kalmanız tavsiye edilmez. Gelişen bebek zarar görebilir. Bu ilacı kullanırken ve ilaç bittikten birkaç ay sonrasına kadar etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmanız çok önemlidir.

Kaynak: http://www.cancerbackup.org.uk/Treatments/Chemotherapy/Individualdrugs/Etoposide

26 Eylül 2008 Cuma

Testis Kanseri Hikayeleri

Siteye kardeşimin hikayesini yazmıştım. Şimdi de sizden gelen hikayeleri 'Testis kanseri hikayeleri' isimli kategoride yayınlamak istiyorum. Hikayenizi bu sitede herkesle paylaşmak isterseniz bana mail atın ve yayınlayalım. Mail adresim cperinaz@yahoo.com

24 Eylül 2008 Çarşamba

Bleomycin

Bleomycin bazı kanserlerin tedavisinde kullanılan bir kemoterapi ilacıdır. Bu bilgi bleomycinin nasıl verildiği ve bazı olası yan etkileri hakkındadır.

Bleomycin neye benzer?

Toz hali çözüldükten sonra renksiz bir sıvıdır.

Nasıl verilir?
  • Damara yerleştirilen ince bir tüpe (kanül) damla şeklinde verilir. Bleomycinin verilmesi genellikle 30 dk sürer.
  • Kasa enjekte edilir (kasiçi enjeksiyon), veya nadiren derinin altına enjekte edilir.
  • Göğüs direnine enjekte edilerek. Bu akciğeri saran katmanların arasında sıvı birikmesi durumu olduğunda sıvı direnle alındıktan sonra olur. Bu iki katmanı (plevra=göğüs zarı) sızdırmaz yaparak plevral efüzyonun (göğüs zarı boşluğunda sıvı bulunması) bir daha olmasını engeller.

Kemoterapi genellikle birçok defadan oluşan kürler şeklinde birkaç ay devam eden tedavi şeklinde verilir. Tedavinin uzunluğu ve kür sayısı tedavi olduğunuz kanser türüne göre değişir. Bleomycin genellikle diğer kemoterapi ilaçlarıyla birlikte kombine olarak verilir. Doktorunuz veya hemşireniz sizinle tedavi planını konuşacaktır.

Olası yan etkiler

Her insanın kemoterapiye tepkisi farklıdır. Bazıları çok az yan etki hissederken diğerleri çok fazla hissedebilir. Bu bilgide yer alan yan etkiler bleomycin alan her insanı etkilemeyebilir ve birden fazla ilaç alıyorsa farklı olabilir.

Eğer oluşursa bundan haberdar olmanız için çok fazla görülen yan etkiler ve daha az rastlanan yan etkiler bu bilgide yer almıştır. Ancak çok nadir görülenleri dahil etmedik. Eğer bu bilgide yer almayan bir yan etki yaşıyorsanız lütfen doktorunuzu bu durumdan haberdar edin.

Ateş ve üşüme: İlacın alınmasından birkaç saat sonra başlayan ancak fazla uzun sürmeyen bu yan etki görülebilir. Bu yan etkiyi azaltmak için bleomycin verilmeden önce kullanılmak üzere ilaç yazabilir.

Deri değişiklikleri: Bleomycin, kaşıntı yapabilen kırmızı lekelere neden olabilir. Doktorunuz bunu önlemek için ilaç yazabilir. Renk pigmentlerinin fazla üretilmesinden kaynaklanan deri renginizde koyulaşma olabilir. Ayrıca sanki derinizi kaşımışsınız gibi çizgiler oluşabilir. Tedavi bitiminden birkaç ay sonra deriniz eski haline geri dönecektir.

İştah kaybı: Hastanedeki diyetisyen ya da hemşire iştahınıza nasıl yardımcı olacağınızı ve yeme problemleriyle nasıl başa çıkacağınızı ve kilonuzu nasıl koruyacağınız konusunda size yardımcı olabilir.

Yorgunluk: Çok yorgun hissedebilirsiniz. Kendinize dinlenmeniz için çok fazla zaman ayırmanız önemli.

Ağız yaraları: Ağzınız kuruyabilir ya da yaralar oluşabilir. Çok fazla sıvı almak, dişinizi yumuşak bir fırçayla düzenli olarak temizlemek bu riski azaltabilir. Eğer ağız yaralarınız oluşuyorsa doktorunuza ya da hemşirenize bildirin. Size bunu önleyen veya iyileştiren ağız gargaraları yazabilirler.

Tat değişiklikleri: Yemeklerin tatlarının değiştiğini hissedebilirsiniz. Tedavi bittikten sonra bu durum ortadan kalkar.

Tırnaklarda değişiklikler: Tırnaklarınız koyuaşabilir. Genellikle tedavi bitiminden birkaç ay sonra normale döner.

Daha az görülen yan etkiler

Bulantı ve kusma: Tedavi verildikten sonra bulantılarınız başlayabilir ve 12 saat sonrasına kadar sürebilir. Doktorunuz bulantı ve kusmada faydalı çok etkili ilaçlar yazabilir. Bu durum devam ederse doktorunuza bildirin. Bazı bulantı önleyici ilaçlar kabızlığa neden olabilir. Böyle bir durum ortaya çıkarsa doktorunuza bildirin.

Saç dökülmesi: Saç dökülmesi nadirdir fakat saç seyrekleşebilir, nadiren tamamen dökülebilir. Bu durum genellikle tedaviye başladıktan 3-4 hafta sonra ortaya çıkar, daha erken de oluşabilir. Bu geçici bir durumdur ve tedavi bittikten 3-4 hafta sonra saçlar çıkmaya başlar.

Cildin güneş ışığına hassaslaşması Bleomycin tedavisi sırasında ve birkaç ay sonrasında cildiniz güneşe hassas hale gelebilir ve normale göre daha hızla yanabilir. Güneşe çıkabilirsiniz fakat her zaman koruyucu krem kullanın ve bir şapka giyin.

Akciğerlere etkileri: Bleomycin akciğer dokularına bazı zararlar verebilir. Eğer sigara içiyorsanız veya öksürüp nefessiz kalıyorsanız doktorunuza söyleyin. Bleomycin verilmeden önce bir akciğer filmi çektirmeniz gerekebilir.


Ek bilgi

Pıhtı riski: Kanser pıhtı oluşması riskini artırır ve kemoterapi bu riski daha da fazla artırır. Pıhtı, ağrı, bacakta kızarıklık ve şişlik veya nefes darlığı ve göğüs ağrılarına neden olabilir. Pıhtı çok ciddi olabilir, bu nedenle bu şikayetlerden herhangi birini yaşıyorsanız doktorunuza söylemeniz önemlidir. Pıhtı kanı incelten ilaçlarla başarılı bir şekilde tedavi edilebilir. Doktorunuz ya da hemşireniz size daha fazla bilgi verebilir.

Başka ilaçlar: Kemoterapi alırken bazı başka ilaçlar zararlı olabilir. Eğer başka ilaç kullanıyorsanız, bunlar tamamlayıcı tedaviler ya da bitkisel de olsa, mutlaka doktorunuza bildirin.

Kısırlık: Bu ilacı aldıktan sonra gebe kalmanız ya da baba olmanız etkilenebilir. Tedaviye başlamadan önce bu konuyu doktorunuzla konuşmanız önemlidir.

Doğum kontrolü: Bleomycin alırken gelişen fetus zarar görebileceği için gebe kalmanız ya da baba olmanız önerilmez. İlaç kullanırken ve tedavi bitiminden en az birkaç ay sonrasına kadar etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmanız gerekir. Bunu da doktorunuzla konuşun.


Kaynak: http://www.cancerbackup.org.uk/Treatments/Chemotherapy/Individualdrugs/Bleomycin


3 Eylül 2008 Çarşamba

BEP Kemoterapi

Bu bilgi testis kanserini ve bazı nadir yumurtalık kanserlerini tedavi etmek için kullanılan BEP adlı kemoterapiyle ilgilidir. Kullanılan ilaçları, nasıl verildiğini ve olası yan etkilerini anlatır.

Kullanılan İlaçlar

BEP, kullanılan kemoterapi ilaçlarının ilk harflerini temsil etmektedir:
  • bleomycin

  • etoposide

  • cisplatin, platin içerir.

Tedavi nasıl verilir?

BEP kemoterapi hastanede verilir. Tedaviye başlamadan önce, aynı gün içinde veya bir yada 2 gün öncesinde kan testi yaptırmanız gerekir. Ayrıca doktor, hemşire tarafından görülmeniz gerekir. Eğer kan testleriniz normalse ilacınız hazırlanacaktır. Bu birkaç saat sürebilir.

Hemşire kolunuza veya elinize esnek bir tüp yerleştirir (kanül) ve ilaçlar buradan verilir. Kanülden kusmayı önleyen ilaçlar da verilir. Bleomycin, etoposide ve cisplatin kanülden sıvı formundan verilir. Bleomycin bazen kasa enjekte edilebilir. Eğer bunu acı verici bulursanız, lokal anesteziyle birlikte verilebilir. Cisplatin verilmesinin öncesinde ve sonrasında böbreklerin normal çalışmaya devam etmesi için çok miktarda sıvı verilir.

Tedavi ne sıklıkla verilir?

Tedavi 21 günlük periyotlarda verilir. Farklı verilme yöntemleri vardır. Bunlardan birinde; Cisplatin ve etoposide ilk 5 gün verilir. Cisplatin verilmeden önce ve verildikten sonra böbreklerde hasar oluşmasını önlemek için damardan sıvı verilir. Tedavi bugünlerde yaklaşık 6 saat sürer. Bleomycin her hafta sadece bir kez verilir. Genellikle 1. gün, 8. gün ve 15. gün verilir. Bir başka yöntem de 2. gün, 9. gün ve 16. gün şeklindedir. Sadece bleomycin verildiği günler tedavi yaklaşık 30 dakika sürer.

Olası yan etkiler

Her insanın kemoterapiye cevabı farklıdır. Bazıları çok az yan etki yaşarken diğerleri çok fazla yaşayabilirler. Aşağıda tanımlanan yan etkiler BEP kemoterapisi alan herkesi etkilemeyebilir. Sık görülen yan etkileri belirledik ki bunlar oluşursa bilincinde olun. Çok nadir olanları eklemedik. Aşağıda sayılanlar haricinde bir yan etki görülürse doktorunuza ya da hemşirenize bildirin.

  • Enfeksiyona karşı düşük direnç

BEP kemik iliğinde üretilen beyaz kan hücrelerinin üretimini azaltabilir. Bu da sizi enfeksiyona hassas hale getirir. Bu etki ilaç verildikten 7 gün sonra başlayabilir, sizin enfeksiyona karşı direncinize bağlı olarak 10-14 gün sonra en düşük seviyeye iner. Bir sonraki kürden önce kan hücreleri tekrar çoğalır ve genellikle normal seviyesine çıkar.

- ateşiniz 38ºC'nin üzerine çıkarsa

-normal ateşle bile olsa, aniden kendinizi kötü hissederseniz

hemen doktorunuza danışın veya doğruca hastaneye gidin.


Daha fazla kemoterapi almadan önce beyaz kan hücre sayınızın normal seviyeye gelmiş olduğundan emin olabilmek için kan testi yapılır. Nadiren kan değerleriniz düşükse tedaviyi ertelemek gerekebilir.

Beyaz kan hücresi sayısının daha fazla düşmesini engellemek için G-CSF iğnesi yapılabilir. G-CSF deri altına enjekte edilir.

  • Morarma veya kanama

BEP trombosit (kanın pıhtılaşmasını sağlar) sayısının düşmesine neden olabilir. Tanımlayamadığınız morarmalar, kanamalar-burun kanamaları gibi-, kırmızı lekeler, deride kızarıklıklar veya dişeti kanamaları varsa doktorunuza bildirin.

  • Anemi, kansızlık (düşük kırmızı kan hücresi sayısı)

BEP tedavisi görürken kansız olabilirsiniz. Bu sizin yorgun ve nefessiz hissetmenize neden olur. Bu sizin için bir problem olursa doktorunuza ya da hemşirenize haber verin.

  • Bulantı ve kusma

Bulantı ve kusmayı önlemek için doktorunuz size çok etkili bulantı önleyici ilaçlar yazabilir. Bu ilaçları bulantınız olmadığında bile, tarife uygun bir şekilde almanız çok önemlidir. Bunun nedeni bazı bulantı önleyici ilaçların bulantıyı başlamadan engellemede daha başarılı olmalarıdır. Bulantıyı başladıktan sonra durdurmada etkili değiller. Eğer bulantınız kontrol altına alınmadıysa doktorunuza bildirin. Böylece daha etkili ilaç yazabilirler. Bazı bulantı önleyici ilaçlar kabızlığa neden olabilir. Bu bir problem oluşturuyorsa doktorunuza ya da hemşirenize bildirin.

  • Yorgunluk

Birçok insan kemoterapi sırasında çok fazla yorgunluk hissediyor. Çoğunlukla da tedavinin sonuna doğru. Bu çok sık karşılaşılan bir yan etkidir ve olabildiğince dinlenmek önemlidir.

  • Saç dökülmesi

Bu genellikle ilk kürden 3-4 hafta sonra başlar. Saç genellikle tamamen dökülür. Aynı zamanda kaşınız, kirpiğiniz ve diğer vücut tüyleriniz de seyrekleşebilir veya dökülebilir. Bu dökülmeler geçicidir ve tedaviniz bittiği gibi saçınız ve diğer tüyler tekrar büyümeye başlar.

  • Ağız yaraları

Ağzınızda yaralar oluşabilir veya ağzınız kuruyabilir. Çok fazla su içmek, yumuşak bir diş fırçasıyla dişlerinizi düzenli temizlemek bu riski azaltabilir. (Çağrı her yediği yemekten sonra ağzını hazırladığımız karbonatlı suyla gargara yaptı ve tedavi süresince ağzında yara oluşmadı.) Eğer ağız yaralarınız varsa doktorunuza ya da hemşirenize söyleyin, size özel bir ağız gargarası ve ilaç verebilir.

  • Tat değişikliği

Yiyeceklerin tatlarının değiştiğini farkedebilirsiniz. Bu durum tedavi bittikten sonra düzelecektir.

  • Ellerde veya ayaklarda hissizlik veya karıncalanma

Bu cisplatinin sinirlerde yaptığı etkiden kaynaklanmaktadır. Bu periferik nöropati olarak bilinir. Bu yan etkiyi hissediyorsanız doktorunuza bildirin. Bu problem genellikle tedaviden birkaç ay sonra yavaşça iyileşir.

  • Deri değişiklikleri

Nadiren deri renginiz koyulaşabilir. Eğer böyle birşey olursa genellikle tedavi bittikten birkaç ay sonra normale döner. Bleomycin kaşıntıya neden olabilir. Doktorunuz bu probleminiz için ilaç yazabilir.

Bazen öncesinde radyoterapiyle tedavi edilen alanlar kızarıp yara olabilir. Böyle bir durumda doktorunuzu bilgilendirin.

  • Böbrekleriniz etkilenebilir

Bu genellikle herhangi bir belirti göstermez ve böbrekler üzerindeki etki (cisplatine bağlı olarak) normalde orta derecededir. Nadiren, tedavi durdurulmazsa böbrekler kalıcı şekilde zarar görebilir. Her tedavi öncesinde ve sonrasında böbrekleriniz kan testiyle kontrol edilir ve böbreğinizin normal çalışması için ilaçlarla birlikte çok miktarda sıvı verilir. Ayrıca sizin tedavi öncesinde ve sonrasında çok miktarda sıvı almanız önemlidir. İdrarınız da test edilebilir.

  • Duymada değişiklikler

Kulak çınlaması oluşabilir ve bazı yüksek frekans sesleri duymada zorlanabilirsiniz. Bu cisplatine bağlı olarak ortaya çıkar ve yine genellikle tedavi bittikten sonra iyileşir. Kulak çınlaması veya duyma kaybı yaşıyorsanız doktorunuza bildirin.

  • İshal

Eğer ishalseniz bu genellikle ilaçla kontrol altına alınabilir. Eğer ciddi boyutlardaysa veya devam ediyorsa doktorunuzu bilgilendirin. Kaybettiğiniz sıvıyı yerine koymak için günde 2-3 litre sıvı içmeye çalışın.

  • Tırnaklarda değişiklikler

Tırnaklarınız koyulaşabilir ve üzerinde beyaz çizgiler oluşabilir. Bu değişiklikler genellikle tedavi bitiminden birkaç ay sonra düzelir.

  • Ateş ve titreme

Bu bleomycin verildikten birkaç saat sonra ortaya çıkabilir. Fakat genellikle uzun sürmez. Bunun oluşmasını önlemek için doktorunuz size önceden kortizon (hidrokortizon) verebilir.

  • Akciğerlerde değişiklikler

Bleomycin bazı ciddi akciğer problemlerine neden olabilir. Bunlar tedavi sırasında veya bittikten sonra oluşabilir. Eğer sigara içiyorsanız oluşması daha muhtemeldir. Doktorunuz olası yan etkileri hakkında daha fazla bilgi verebilir.

Öksürük veya nefes darlığı problemi yaşıyorsanız doktorunuza bildirin.

Yaşadığınız tüm yan etkileri her zaman doktorunuza veya hemşirenize bildirin. Genellikle bunlar kontrol altına alınabilir veya iyileştirilebilir.

İlave bilgi

Çok nadir olarak, etoposide yıllar sonra ikinci bir kansere neden olabilir, genellikle löseminin bir türü. Doktorunuz ya da hemşireniz bu konuda size bilgi verebilir.


Kan pıhtısı riski

Kanser kan pıhtısı(damarda kanın pıhtılaşması) riskinizi artırabilir, kemoterapi tedavisi görmek de bu riski artırır. Kan pıhtılaşması; bacakta ağrı, kızarıklık ve şişkinlik veya nefes darlığı ve göğüs ağrısı gibi belirtilere neden olabilir. Kan pıhtısı çok ciddi bir problem olabilir. Bundan dolayı bu şikayetlerden herhangi birini yaşıyorsanız hemen doktorunuza anlatın. Bununla birlikte çoğu kan pıhtısı kanı incelten ilaçlarla çok başarılı bir şekilde tedavi edilebilir. Doktorunuz ya da hemşireniz bu konuyla ilgili detaylı bilgi verebilir.

Başka ilaçlar

Bazı diğer ilaçlar kemoterapi alırken zararlı olabilir. Aldığınız her ilacı doktorunuza bildirin. Bu tamamlayıcı tedaviler ya da bitkisel ilaçlar da olsa.

Doğurganlık

Bu tedaviyle çocuk sahibi olmanız etkilenebilir. Tedaviye başlamadan önce bu konuyu doktrounuzla konuşmanız önemlidir.

Doğum kontrolü

Gelişen bebeğe zarar verebileceği için tedavi süresince çocuk sahibi olmanız tavsiye edilmez. Tedavi süresince ve tedavi bitiminden en az birkaç ay sonrasında etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmanız önemlidir. Bu konuyu da doktorunuz veya hemşirenizle konuşun.

Kaynak: http://www.cancerbackup.org.uk/Treatments/Chemotherapy/Combinationregimen/BEP

9 Ağustos 2008 Cumartesi

Kemoterapi Nedir?


Kemoterapi Hakkında Genel Bilgi



Kemoterapi bazı kanser tipleri için kullanılan bir tedavidir. Bu bölümde kemoterapi hakkında bilgi verilecektir. Kanser denildiğinde lösemi ve lenfoma gibi kanserleri belirtmektedir.

Kemoterapi kanser hücrelerini yok etmek için kullanılan kanser karşıtı (sitotoksik) ilaçların kullanılmasıdır.

50'den fazla kemoterapi ilacı bulunmaktadır. Bazıları tek başına verilir, fakat çoğunlukla birçok ilaç birlikte verilir. Buna kemoterapi kombinasyonu denilir.
Verilen kemoterapi tedavisi birçok şeye dayanır, ama başlıcaları şunlardır:
  • Kanserinizin tipi
  • Kanserin vücudunuzda nerede başladığı
  • Kanser hücrelerinin mikroskop altında nasıl göründüğü
  • Kanserin başka organlarınıza yayılıp yayılmadığı.

Kemoterapi sadece bazı kanser tiplerinin tedavisinde yalnız olarak kullnılır. Ameliyat, radyoterapi, hormon tedavisi, biyolojik tedavi gibi diğer tedavi yöntemleriyle birlikte de kullanılabilir.

Kemoterapi İlaçları Nasıl Çalışır?

Kemoterapi ilaçları kanser hücrelerinin bölünmesini ve çoğalmasını durdurur. İlaçlar kanda taşınırken vücutta herhangi bir yerdeki kanser hücresine ulaşır. Aynı zamanda bazı sağlıklı hücreler tarafından da alınırlar. Sağlıklı hücreler kemoterapinin verdiği zararı onarabilirler, ancak kanser hücreleri onaramaz ve ölürler.

Farklı kemoterapi ilaçları kanser hücrelerine farklı yollarla zarar verirler. Eğer ilaç kombinasyonu kullanılırsa, her bir ilacın kullanılmasının sebebi bu farklı etkileridir.

Maalesef, kemoterapi ilaçları vücudunuzdaki bazı sağlıklı hücrelere etki ederken rahatsız edici yan etkilere neden olurlar. Bununla birlikte, sağlıklı hücrelere verdiği zarar geçicidir ve çoğu yan etki tedavi bittikten sonra ortadan kalkar.

Özellikle vücuttaki belli bölgelerdeki sağlıklı hücreler kemoterapi ilaçlarına duyarlıdır. Bu bölgeler şunları içerir:

  • kemik iliği (kan hücrelerini yapar)
  • saç folikülleri
  • ağız içi tabaka
  • sindirim sistemi

Kemoterapi genellikle bir seri tedavi devreleri şeklinde verilir. Her devreden sonra bir dinlenme süresi vardır. Kemoterapi devresi ve ardındaki dinlenme süresi 'kür' olarak bilinir.

Her kemoterapi evresi kanser hücrelerinin çoğunu yok eder, dinlenme süresi ise normal hücrelerin ve dokuların iyileşmesini sağlar.

Neden Kemoterapi Verilir?

  • Bazı kanser tipleri için kemoterapi bütün kanser hücrelerini yok eder ve hastalığı tedavi eder.
  • Ameliyat ya da radyoterapiden sonra kalan tüm kanser hücrelerini öldürmek için verilebilir.
  • Başka tür bir tedaviden önce (ameliyat gibi) kanseri küçültmek için verilebilir.
  • Ayrıca kanseri küçültüp ve kontrol altına alarak belirtileri azaltmaya ve ömrü uzatmaya yardım etmek için de verilebilir. Bu, palyatif kemoterapi olarak bilinir.

Kemoterapi Ne Zaman Kullanılır?

Ameliyattan önce

Ameliyat sırasında kolayca çıkartabilmek amacıyla çok büyük olan - veya etrafındaki dokuya çok yapışmış -kanseri küçültmek için ameliyattan önce kemoterapi verilebilir (bu neo-adjuvant veya primer kemoterapi olarak bilinir).

Ameliyattan sonra

Görünen tüm kanser hücreleri çıkarıldıktan sonra bazı kanser hücrelerinin, görülemeyecek kadar küçüktürler, geride kalma riskinden dolayı ameliyattan sonra kemoterapi verilebilir. Amaç bu hücreleri yok etmektir.

Kemoterapi ayrıca, kanser ameliyat sırasında tamamen çıkarılamadığı durumda da verilebilir. Bu durumda kemoterapi kanseri tedavi etmez, ancak onu küçülterek belirtileri azaltır.

Radyoterapi sırasında

Bazen kemoterapi radyoterapiyle aynı zamanda verilir. Buna kemoradyoterapi veya kemo-radyasyon denir.

İlerlemiş kanserde

Kanser etrafındaki dokulara veya vücudun diğer organlarına yayılmışsa (ilerlemiş kanser), kemoterapi tüm kanserleri yok etmek ve hastayı iyileştirmek amacıyla verilebilir. Ancak çoğunlukla böyle durumdaki hastaya verilen kemoterapinin amacı kanseri küçültüp kontrol altına alarak hastanın ömrünü uzatmak ve oluşabilecek belirtileri kontrol etmektir.

Kemik iliği nakliyle ya da kök hücre desteğiyle birlikte yüksek doz kemoterapi

Bazı kanser tipleri için yüksek doz kemoterapi verilmektedir. Bu genellikle başlangıç kemoterapisi bütün kanser hücrelerini yok ettikten sonra kanserin geri gelme riskinin çok yüksek olduğu durumlarda uygulanmaktadır. Yüksek doz kemoterapi normalde kemik iliğini -kan hücrelerinin yapıldığı yer- yok eder. Kemoterapi verildikten sonra kemik iliği nakli yapılması gerekmektedir. Bu, kandan veya kemik iliğinden toplanan kök hücreleri kullanarak yapılır. Yüksek doz tedaviden önce, hastadan veya hücreleri uyan başka birinden kök hücreler toplanır. Tedaviden sonra kemik iliğine yerleştirilir ve bu kök hücreler farklı kan hücreleri geliştirir. Bu tip tedavi yalnız birkaç kanserin tedavisinde kullanılmaktadır.

Kemoterapinin Verilmesi

Kemoterapi ilaçları nasıl verilir?

Kemoterapi, kanser tipine ve ilaçlara göre farklı yöntemlerle verilir.

  • Çoğunlukla kemoterapi damara iğne ile verilir (damar içinden). Bu damar yoluyla kemoterapi olarak bilinir.
  • Bazı ilaçlar tabletler veya kapsüller şeklinde verilir (ağız yoluyla-oral- kemoterapi).
  • Bazıları kas içine enjekte edilir (kas içine enjeksiyon).
  • Diğerleri ise derinin altına enjekte edilebilir (deri altından enjeksiyon)

Yukarıdaki yöntemlerle verilen ilaçlar kana karışır ve vücutta dolaşarak kanserli hücrelere ulaşır.

  • Bazı kanser tiplerinde kemoterapi omurga etrafındaki sıvıya enjekte edilebilir. Bu intratekal (omurilik zarı geçilerek yapılan enjeksiyon) kemoterapi olarak bilinir.
  • Bazen kemoterapi belirli vücut boşluklarına, pelvik (leğen kemiğine ait) boşluğu veya sidik torbası gibi, enjekte edilebilir. Bu boşluk içine kemoterapi olarak bilinir.

Bu yöntemle verilen kemoterapi ilaçları sadece bu bölgede kalır ve vücudun diğer kısımlarındaki hücreleri etkilemez.

  • Bazı cilt kanserleri için kemoterapi kremleri kullanılabilir. Sadece kremin uygulandığı yerdeki hücreleri etkiler.

Bazen birkaç farklı yöntem birlikte uygulanabilir. Mesela damar içi yöntemle ağızdan alınan yöntem birlikte kullanılabilir.

İntravenöz Kemoterapi (Toplardamar içinden kemoterapi)

Toplardamardan kemoterapi ilacı vermenin 4 farklı yöntemi vardır. Bunlar;

  • Kanül - kolunuzdaki toplardamara veya elinizin üstüne yerleştirilen küçük tüp.
  • Central line - göğüs derisinden kalbin yanındaki toplardamara yerleştirilen ince esnek tüp.
  • PICC line (periferik venden yerleştirilen santral kateter) - ince, esnek bir tüp koldan eklem yerinden ya da üst kol kısmından bir toplardamardan yerleştirilir ve kalbe yakın bir toplardamara kadar ilerletilir.
  • Nakledilebilen port (portkateter olarak da bilinir) - ince, yumuşak bir plastik tüp toplardamara yerleştirilir. Göğsünüzdeki derinin altında veya kolunuzda bir açılma yeri vardır.
Kaynak: http://www.cancerbackup.org.uk/Treatments/Chemotherapy/Generalinformation/Overview

1 Ağustos 2008 Cuma

Testis Kanseri Araştırmalarında ve Tedavide Yeni Gelişmeler Nelerdir?

Bu yazım Amerikan Kanser Derneğinin testis kanseri hakkındaki bir yayınının Türkçe'ye çevirisinden bir parçadır.

Testis kanseriyle ilgili önemli araştırmalar birçok üniversite hastanesinde, tıbbi merkezlerde ve enstitülerde yapılmaktadır. Her yıl, bilimadamları hastalığın nedenleri, hastalığı önleme yolları ve tedaviyi iyileştirme konularında yeni bilgiler buluyorlar.

Bilimadamları, hastalığın sebeplerini öğrenmek için testis kanseri hücrelerinin DNA'sındaki değişiklikleri çalışıyorlar. Umutları, daha fazla bilginin daha doğru, efektif tedaviye yol göstermesidir. Genetik değişikliklerin daha iyi anlaşılması, doktorlara hangi hastanın sadece ameliyatla tedavi edilip, hangi hastanın ek tedaviye ihtiyacı olduğu konusunda karar vermelerine de yardımcı olacaktır.
Klinik deneyler doktorların kanser tedavi yaklaşımlarını değiştirmektedir ve daha fazla soruya cevap vermeleri beklenmektedir. Örneğin çalışmalar, hangi hastanın iyi görünüşe sahip olduğunu hangi hastanın lenf nodu ameliyatına ya da radyasyona ihtiyaç duymayabileceğini tahmin etmeye yardımcı faktörler ortaya koymuştur. Çalışmalar aynı zamanda belli hastaların daha yoğun tedaviden yararlanabileceğini gösteren elverişsiz sonucu önceden belirleyen faktörler bulmuşlardır.
Yeni ilaçlar ve yeni ilaç kombinasyonları tekrarlayan kanserleri olan hastalar için denenmektedir. Zayıf görünüme(prognoz) sahip tümörlü hastaların yoğun tedaviyi tolere etmelerine yardım etmek için kök hücre nakli çalışılmaktadır. Bunlardan başka kemoterapi kombinasyonlarının yararlılıklarını azaltmadan, bazı ilaçların çıkarılmasıyla, yerine yenilerinin konulmasıyla veya dozlarının azaltılmasıyla yenilenerek yan etkileri azaltılmasına çalışılıyor.
Güncel araştırmalar gösteriyor ki HIV-pozitif hastalarda testis kanseri gelişme riski yükselmektedir. HIV durumlarına rağmen bu hastaların bir çoğu HIV enfeksiyonunun ilaç tedavileri sayesinde, standart tedaviyle (orşiektomi, kemoterapi ve/veya radyoterapi) iyileşebiliyorlar.
Günümüzde daha çok insan testis kanserinden kurtulmayı başarabildiği için, doğurganlık önemli bir sorun haline gelmiştir. Desteklenmiş üreme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde (vitro döllenme gibi) sperm sayıları çok düşük erkeklerin bile baba olmaları mümkün hale gelmiştir. bazı durumlarda, testis biyopsisinden alınan sperm hücreleri de diğer seçenekler başarısız olduğunda kullanılabilmektedir.

Bu blogtaki bilgiler isinize yaradi mi ?